|
|
|
|
Yıl: 2007 Seri: A Sayı: 2 |
|
|
ön kapak | arka kapak | ilk sayfa | içindekiler | contents | hakem listesi |
|
|
İ Ç İ N D E K İ L E R |
|
|
|
DAVRAZ DAĞI KOZAĞACI YAYLASINDA (ISPARTA) KEÇİ OTLATMASININ BAZI ÇALI TÜRLERİNİN YAPRAK MORFOLOJİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ A. Alper BABALIK - Hüseyin FAKİR |
|
BEYŞEHİR GÖLÜ HAVZASI TOPRAKLARININ BAZI ÖZELLİKLERİ İLE TOPRAK RENGİ VE STRÜKTÜRÜ ARASINDAKİ İLİŞKİLER Kürşad ÖZKAN1 - Ahmet MERT - Serkan GÜLSOY |
|
|
KAHRAMANMARAŞ-YAVŞAN DAĞINDAKİ TOROS SEDİRİ (Cedrus libani A. Rich.) MEŞCERELERİNDE TÜRLERİN KARIŞIM ORANLARI VE AĞAÇ TABAKALARINA DAĞILIMLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Veysel AYYILDIZ - Mahmut D. AVŞAR |
|
|
BAZI ÖNİŞLEMLERİN İĞDE (Elaeagnus angustifolia L.) TOHUMLARININ ÇİMLENMESİ ÜZERİNE ETKİLERİ Aşkın GÖKTÜRK - Zafer ÖLMEZ - Fatih TEMEL - Zeki YAHYAOĞLU |
|
|
KATLAMA SÜRELERİNİN ÜVEZ (Sorbus L.) TOHUMLARININ ÇİMLENMESİ ÜZERİNE ETKİSİ H. Cemal GÜLTEKİN - Süleyman GÜLCÜ - Sultan ÇELİK - Nevzat GÜRLEVİK - Gökhan ÖZTÜRK |
|
|
KARAÇALI (Paliurus spina-christi Mill.) ve HÜNNAP (Zizyphus jujuba Mill.) TOHUMLARININ ÇİMLENDİRİLMESİ ÜZERİNE GA3, ÇITLATMA VE EKİM ZAMANININ ETKİLERİ Ayşe DELİGÖZ - H. Cemal GÜLTEKİN - Dilek YILDIZ - Ümmühan Gülşan GÜLTEKİN - Musa GENÇ |
|
|
TOROS SEDİRİ (Cedrus libani A. Rich.)
VE FISTIKÇAMI Serdar CARUS - Yılmaz ÇATAL |
|
|
SARIÇAM (Pinus sylvestris L.) MEŞCERELERİ İÇİN YÖRESEL (YALNIZÇAM VE UĞURLU ORMAN İŞLETME ŞEFLİKLERİ) SIKLIĞA BAĞLI HASILAT TABLOSUNUN DÜZENLENMESİ İlker ERCANLI - Sedat KELEŞ - Fatih SİVRİKAYA - Günay ÇAKIR - Alkan GÜNLÜ - Uzay KARAHALİL Aliihsan KADIOĞULLARI - Emin ZEKİ BAŞKENT - Selahattin KÖSE |
|
|
KADINCIK ÇALISI (Flueggea anatolica Gemici)’NIN TÜRKİYE’DEKİ YENİ BİR YAYILIŞ ALANI Tolga OK - Mahmut D. AVŞAR HTML Özet | PDF Tam Metin |
|
|
DÜZLERÇAMI KIZILÇAM ORMANINDA QUİCKBİRD UYDU VERİLERİ KULLANILARAK GÖVDE HACMİNİN TAHMİNİ İbrahim ÖZDEMİR - Ahmet MERT |
|
|
KUZEY KIBRIS’TA DOĞAL OLARAK YETİŞEN KIZILÇAM (Pinus brutia Ten.)’IN LİF MORFOLOJİSİ Bahattin GÜRBOY |
|
|
KURULUŞ YERİ SEÇİMİNDE GÖRÜNMEYEN MALİYETLERDEKİ EĞİLİMİN BELİRLENMESİNDE KULLANILAN BİR YAKLAŞIM İbrahim Halil ÖZDAMAR |
|
|
TAŞ OCAKLARININ PEYZAJA ETKİLERİ VE YENİDEN KULLANIMLARINA YÖNELİK ÇÖZÜM ÖNERİLERİ: BARTIN İLİ ÖRNEĞİ Mehmet TOPAY - Şerife SERTKAYA AYDIN - Nurhan KOÇAN |
|
|
SAFRANBOLU-YÖRÜKKÖYÜ TARIMSAL TURİZM POTANSİYELİNİN KIRSAL KALKINMA AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Tuğba KİPER - Mükerrem ARSLAN |
|
|
AVRUPA’DA ORMANLARIN KORUNMASI BAKANLAR KONFERANSI SÜRECİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİR ORMAN YÖNETİMİ ANLAYIŞI Emre Şahin DÖLARSLAN |
|
|
AÇIK HAVA KOŞULLARININ AĞAÇ MALZEMENİN KİMYASAL YAPISINDA MEYDANA GETİRDİĞİ DEĞİŞİMLER VE ALINACAK ÖNLEMLER Ayben KILIÇ - Harzemşah HAFIZOĞLU |
|
|
A. Alper BABALIK* Hüseyin FAKİR SDÜ Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği
Bölümü, 32260, ISPARTA ÖZET Ülkemizde özellikle Akdeniz kuşağında fazlaca beslenen kıl keçisi orman ekosistemlerine olan olumsuz etkisi ve verdiği tahribat nedeniyle varlığı en çok tartışılan hayvan türlerinin başında gelmektedir. Bu araştırmada, yoğun keçi otlatması ile karşı karşıya olan makilik alanlarda, otlatılan ve otlatılmayan sahalardaki Kermes Meşesi (Quercus coccifera L.), Alıç (Crataegus orientalis Pallas ex Bieb. var. orientalis) ve Dağ Muşmulası (Cotoneaster nummularia Fisch. & Mey.) çalı türlerine ait bazı morfolojik özelliklerdeki farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma alanı, Isparta ili sınırları içerinde yer almakta ve yüksekliği 1300 - 1500 m arasında değişmektedir. 2005-2006 yılları Temmuz - Ağustos aylarında yürütülen çalışmada, araştırma alanında en fazla bulunan ve keçiler tarafından en çok tercih edilen yukarıda adı geçen üç türden sürgün örnekleri alınmış ve bu örneklerde yaprak boyu, yaprak eni, yaprak sapı uzunluğu, ayrıca Alıç’ta lob derinliği ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, otlatılan ve otlatılmayan alanlardaki çalı türlerinin bazı morfolojik özellikleri arasında % 95 güven düzeyinde önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Isparta, Keçi otlatma, Çalı türleri, Yaprak morfolojisi THE EFFECTS OF GOAT GRAZING ON LEAF MORPHOLOGY OF SOME SHRUB SPECIES IN KOZAĞACI HIGHLAND OF DAVRAZ MOUNTAIN (ISPARTA) ABSTRACT The goats which graze in the Mediterranean Basin is one of
the most controversial animal species by its negative effect and damage in
forest ecosystems. In this study, the differences about morphological
characteristics of kermes oak (Quercus coccifera L.), hawthorn (Crataegus
orientalis Pallas ex Bieb. var. orientalis), and cotoneaster (Cotoneaster
nummularia Fisch. & Mey.) were determined in grazing and none-grazing stands
which are up against goat grazing. The research area is situated in Isparta
and the altitude of that area is between 1300-1500 m. The field studies were
conducted in July and August in 2005 and 2006. The shoot samples the above
mentioned three species, which are mainly preferred by goats, were collected.
The length of leaf, the width of leaf, the length of leaf stack were
measured for three species and also the depth of lobe values were determined
for hawthorn. As a result, significant differences were determined with 95 %
confidence level about some morphological characteristics of shrubs from
grazed and none-grazed stands.
Kürşad ÖZKAN1* Ahmet MERT2 Serkan GÜLSOY2 1SDÜ Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Böl.,
32260 ISPARTA ÖZET Bu çalışma, Beyşehir Gölü Havzası’nda toprak renk ve
strüktürü ile toprak türü, organik madde içeriği, toplam kireç içeriği ve
toprak reaksiyonu (pH) arasındaki ilişkileri tespit etmek için
yürütülmüştür. Toprak renklerinin belirlenmesinde Munsell toprak renk
ıskalası kullanılmıştır. Çalışmada istatistiksel yöntem olarak nitelikler
arası ilişki analizi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analiz
sonuçlarına göre, toprak renk grupları ve strüktür tipleri ile özellikle
toprak organik madde içeriği ve toplam kireç içeriği sınıflarının önemli
ilişkileri tespit edilmiştir. Toprak renk ve strüktürü ile toprağın fiziksel
ve kimyasal özelliklerinin değerlendirilmesinde, anakaya ve iklim
özelliklerinin de hesaba katılması önemlidir. Ancak bütün bunlardan önce
toprak rengi için belki de yapılması gereken ilk iş Türkiye için ulusal bir
toprak renk ıskalası geliştirmek olmalıdır. RELATIONSHIPS BETWEEN SOIL COLOUR, SOIL STRUCTURE AND SOME SOIL PROPERTIES IN BEYŞEHİR WATERSHED ABSTRACT This study was carried out to investigate relationships
amoung soil colour, soil structure, and soil texture, organic matter
contains, total lime contents, soil reaction ın Beyşehir Watershed. The soil
colour values descripe based on Munsell soil color scala. It was used
interspecific correlation analysis as statistical methot in the study .
According to the results of the statistical analysis, it was found important
relationships between soil colour class and soil structure types and the
units of organic matter contents and total lime contents. It is important to
evaluate mainrock and climate species in terms of evalation to relationships
soil structure and soil physical and chemical species. First of all, it may
be the most important things that National Soil Color Scala is development
for Türkiye.
Veysel AYYILDIZ1 Mahmut D. AVŞAR2 1Antakya Orman İşletme Müdürlüğü, 31040
Antakya, HATAY, ayveysel@yahoo.com ÖZET Bu çalışmada, Kahramanmaraş-Yavşan dağındaki saf ve karışık
Toros sediri (Cedrus libani A. Rich.) meşcerelerinden 6 adet örnek alan
alınmış, bu örnek alanlarda bulunan ağaç türlerinin karışım oranları
hesaplanmış ve ağaç tabakalarına dağılımları incelenmiştir. Göğüs yüzeyine
göre, örnek alanların alındığı meşcerelerin ikisi saf sedir, ikisi sedir+göknar,
biri sedir+karaçam+göknar ve biri de karaçam+göknar+sedir karışık
meşceresidir. Karışık sedir meşcerelerinde türlerin karışım oranları ve ağaç
tabakalarına dağılımları genel olarak optimalden uzaktır. Bununla birlikte,
sedir+göknar karışık meşcereleri üçlü karışım gösteren meşcerelere göre
nispeten daha uygun bir tür karışımına sahiptir. Saf ve karışık sedir
meşcerelerinde türlerin karışım oranları ve ağaç tabakalarına dağılımları
işletme amacına uygun bir şekilde düzenlenmelidir. A RESEARCH ON THE MIXTURE RATIOS AND THE DISTRIBUTIONS OF THE SPECIES TO TREE LAYERS IN LEBANON CEDAR (Cedrus libani A. Rich.) STANDS OF THE YAVŞAN MOUNTAIN, KAHRAMANMARAŞ ABSTRACT In this study, six sample plots were selected from pure and
mixed stands of Lebanon cedar (Cedrus libani A. Rich.) in the Yavşan
Mountain, Kahramanmaraş, the mixture ratios of the tree species in the
sample plots were calculated and the distributions of the species to tree
layers were examined. In terms of basal area, the stands from which the
sample plots were selected were the pure cedar (2), mixed cedar-fir (2),
cedar-Crimean pine-fir (1) and Crimean pine-fir-cedar (1) stands. In the
mixed cedar stands, the mixture ratios and the distributions of the species
to tree layers were generally far from optimal. However, the mixed cedar-fir
stands had a relatively more suitable species mixture than that of the
stands showing three-species mixture. In the pure and mixed stands of the
cedar, the mixture ratios and the distributions of the species to tree
layers should be arranged in the way of suitable management objective.
BAZI ÖNİŞLEMLERİN İĞDE (Elaeagnus angustifolia L.) TOHUMLARININ ÇİMLENMESİ ÜZERİNE ETKİLERİ Aşkın GÖKTÜRK1 Zafer ÖLMEZ1* Fatih TEMEL1 1 Kafkas Üniversitesi, Artvin Orman Fakültesi, 0800 ARTVİN ÖZET Bu çalışmada bazı ön işlemlerin Elaeagnus angustifolia L. tohumlarının
çimlenmesi üzerine etkisi araştırılmıştır. Akan suda (15 °C) 10 gün
bekletme+ 30 gün soğuk katlama, tohum uçlarını 2 mm kesme + 7 gün suda
bekletme ve farklı sürelerde soğuk katlama (20, 40 ve 60 gün) önişlemleri
uygulanmıştır. Ekimler, üç tekrarlı tesadüfi tam bloklar deneme desenine
göre sera ve açık alan koşullarında gerçekleştirilmiştir. Ekim zamanını
takiben 90 gün boyunca gözlemler yapılmış, çimlenme yüzdeleri ve çimlenme
hızları belirlenmiştir. En yüksek çimlenme yüzdesi (% 64.3) 10 gün akan suda
(15 °C) bekletme + 30 gün soğuk katlama işleminde sera ortamında elde
edilmiştir. 60 gün soğuk katlama ve 10 gün akan suda (15 °C) bekletme + 30
gün soğuk katlama önişlemlerinde en iyi çimlenme hızları (19 ve 23 gün)
belirlenmiştir. Genel olarak sera koşullarının çimlenme yüzdesi üzerine
olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir. EFFECTS OF SOME PRE-TREATMENTS ON GERMINATION OF RUSSIAN OLIVE (Elaeagnus angustifolia L.) SEEDS ABSTRACT This study was carried out to determine the effects of some pretreatments
including cold stratification (20, 40 and 60 days), soaking in running water
(15 °C) for 10 days + cold stratification for 30 days, and snipping off 2 mm
at the seed ends on seed germination and how to overcome dormancy of
Elaeagnus angustifolia L. seeds. The seeds were sown in polyethylene pots in
the greenhouse and on seedbeds in outdoor conditions. The statistical design
was a randomized complete block design with three replications. Germinated
seeds were observed periodically during 90 days to determine germination
percentage and germination rate. While the highest germination percentage
(64.3 %) was obtained from seeds that were soaked in running water (15 °C)
for 10 days + 30-day cold stratification pretreatment the best germination
rates (19 and 23 days) were determined form 60-day cold stratification, and
soaking in running water (15 °C) for 10 days + 30-day cold stratification
pretreatments in the greenhouse.
KATLAMA SÜRELERİNİN ÜVEZ (Sorbus L.) TOHUMLARININ ÇİMLENMESİ ÜZERİNE ETKİSİ H. Cemal GÜLTEKİN1 Süleyman GÜLCÜ2* Sultan ÇELİK2 1 Eğirdir Orman Fidanlık Mühendisliği, Eğirdir-ISPARTA ÖZET Bu çalışmada, Eğirdir Orman Fidanlığı ve benzer yetişme ortamları için üvez
(Sorbus domestica L.), akçaağaç yapraklı üvez (Sorbus torminalis (L.) ve ak
üvez (Sorbus umbellata (Desf.) Fritsch.) fidan yetiştirme çalışmalarında
tohumlara ekimden önce uygulanabilecek uygun katlama süresi araştırılmıştır.
Bu amaçla, üç gün oda sıcaklığında suda bekletilen tohumlar 6±1°C sabit
sıcaklıkta sırasıyla 15’er gün arayla 15-150 gün süreyle katlamaya
alınmıştır. Katlama işlemi 10x20cm ölçülerindeki kaplarda gerçekleştirilmiş,
katlama ortamı olarak perlit kullanılmıştır. Katlamaya alınan tohumlar, açık
hava koşulları altında Mart ayı başında, tesadüf parselleri deneme desenine
uygun ve dört yinelemeli olarak ekilmiştir. İstatistik analiz sonuçlarına
göre, her üç türde de en yüksek çıkma yüzdesi için tohumların 45-75 gün
süreyle katlamaya alınabileceği ortaya çıkmıştır. 120 gün ve daha fazla
süreyle katlamaya alınan tohumlar ise, katlama ortamında çimlendiklerinden
ekim yastığında yeterli çıkma enerjisi gösterememiştir. THE EFFECT OF STRATIFICATION PERIODS ON GERMINATION OF SERVICE TREE (Sorbus L.) SEEDS ABSTRACT In this study, appropriate stratification periods were determined for seeds
of Sorbus domestica, S. torminalis and S. umbellata for seedling production
purposes in the Eğirdir Forest Nursery and similar sites. For this aim, the
seeds that were pre-soaked for 3 days were stratified at 6±1°C for 15 to 150
days with 15 day intervals. Stratification was performed in 10x20 cm boxes
and perlite was used as stratification medium. The stratified seeds were
sown at open field conditions according to completely randomized design with
four replications at the beginning of March. Statistical analyses showed
that the highest germination results were obtained with 45 to 75 days of
stratification for all three species. Seed stratified for 120 or more days
did not show enough emergence energy since they started to germinate during
the stratification.
Ayşe DELİGÖZ1* H. Cemal GÜLTEKİN2 Dilek YILDIZ3 1,3,4 SDÜ Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Böl., 32260 ISPARTA ÖZET Bu çalışmada, karaçalı (Paliurus spina-christi Mill.) ve hünnap (Zizyphus
jujuba Mill.) türlerinde bazı tohum özellikleri ile GA3, çıtlatma ve uygun
ekim zamanının çimlenme oranına etkileri çalışılmıştır. Hünnap tohumları, 1
Ekim-1 Nisan tarihleri arasında 14 farklı ekim tarihi ve iki farklı ön işlem
kullanılarak ekilmiştir. Karaçalı tohumları ise, 1 Ekim-1 Nisan tarihleri
arasında 13 farklı tarihte ekilmiştir. Sonuç olarak; Karaçalı türünde
kapsüllerdeki ortalama tohum sayısı 2.72 adettir. Tohumların 1000 tane
ağırlığı ise ortalama 21.2 g’dır. Hünnap tohumlarının 1000 tane ağırlığı
ortalama 308 g’dır. Hünnapta yüksek çimlenme oranı elde edebilmek için,
tohumlar 400 ppm GA3’te 24 saat bekletilip ekim ayında ekilmeli ya da
tohumlar çıtlatıldıktan sonra 12 saat 100 ppm GA3 çözeltisinde tutulup
aralık – ocak aylarında ekim gerçekleştirilmelidir. Ekim- kasım aylarında
ekilmesi daha uygun çıkan karaçalı tohumları ise, ekilmeden önce mutlaka,
100 ppm GA3 çözeltisinde 12 saat süreyle önişleme alınmalıdır. THE EFFECTS OF GA3, CRACK AND SOWING TIME ON THE GERMINATION OF CHRIST’S THORN (Paliurus spina-christi Mill.) AND JUJUBE (Zizyphus jujuba Mill.) SEEDS ABSTRACT In this study, the effects of GA3, crack and sowing time on the germination
rate in the seeds of Paliurus sipina-christi Mill. and Zizyphus jujuba Mill.
were investigated. Besides, some seed characteristics were also determined.
The seeds Zizyphus jujuba was sowed by the use 2 pre-sowing treatments and
14 sowing dates, between October 1- April 1. Seeds of Paliurus sipina-christi
were sowed at the 13 sowing dates in the same period. As a result, in
Paliurus spina-christi species, each capsule had the number of 2.72 seeds,
and mean 1000 seed weight was 21.2 g. Mean 1000 seed weight of Zizyphus
jujuba seeds was 308 g. In Zizyphus jujuba, the high germination rate was
obtained from October sowing and 400 ppm GA3, 24 hour treatment or december
and january sowings after treated 100 ppm GA3 12 hours. Paliurus spina-christi
seeds must be sowed october or november and 100 ppm GA3, 12 hours treatment,
before sowing
Serdar CARUS* Yılmaz ÇATAL SDÜ Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü, 32260 ISPARTA, *scarus@orman.sdu.edu.tr ÖZET Bu çalışmada, aynı yetişme ortamında yetişen Toros sediri (Cedrus libani A.
Rich.) ve Fıstıkçamı (Pinus pinea L.) ağaçlarında bir yıllık çap ve boy
artımının vejetasyon dönemindeki aylar itibariyle dağılımı incelenmiştir.
Araştırmada, Süleyman Demirel Üniversitesi, Botanik Bahçesi’nde 13-15
yaşlarındaki Toros sediri (50) ve Fıstıkçamından (30) toplam 80 birey
seçilmiştir. Örnek ağaçlarda 2003 yılı Mart sonu- Kasım başı arasında
periyodik çap (mm) ve boy (mm) artımı ölçmeleri yapılmıştır. Toros sediri ve
Fıstıkçamında yıllık çap ve boy artımının aylara göre dağılımı normal
dağılıma göre daha dik ve sağa çarpık biçim göstermiştir. Çan eğrilerinin
biçimi de Toros sedirinde yayvan tepeli iken Fıstıkçamında sivri tepelidir.
Çap ve boy artımı için, tekrarlı ölçümlerde yapılan iki yönlü varyans
analizi sonuçlarına göre; 1) türlere göre çap artımının farklı, boy artımı
ise aynı olduğu, 2) aylara göre çap ve boy artınının farklı olduğu ve 3) tür
ve ay etkileşimi çap ve boy artımının farklı olduğu belirlenmiştir. THE DISTRIBUTION TO THE MONTHS IN THE VEGETATION PERIOD OF ANNUAL DIAMETER AND HEIGHT INCREMENT ON TAURUS CEDAR (Cedrus libani A.Rich.) AND STONE PINE (Pinus pinea L.) ABSTRACT In this study, were investigated distribution to the months in the
vegetation period of a year diameter and height increment on Taurus cedar (Cedrus
libani A. Rich.) and Stone pine (Pinus pinea L.) trees growing in the same
site conditions. In this research, total 80 of numbers individuals from
13-15 years Taurus cedar (50) and Stone pine (30) in the Botanic garden
Süleyman Demirel of University were selected. On the sample trees, diameter
(mm) and height (mm) increment were periodically measured in the vegetation
period between the last of March and the beginning of November of 2003. It
was showed that annual diameter and height increment according to months on
Taurus cedar and Stone pine was right skewed bell-shaped curve. According to
normal distribution, while the bell-shape curves of Taurus cedar are flat,
Stone pine is steeper. According to the results of two-way variance analysis
applied to the repeated measurements for diameter and height increment it
was found that; 1) from the stand point of species diameter increment was
different but height increment was same, 2) from the stand point of months
both diameter and height increment was different and 3) from the stand point
of species and month interaction diameter and height increment was different.
İlker ERCANLI* Sedat KELEŞ Fatih SİVRİKAYA Günay ÇAKIR Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi, 61080 TRABZON ÖZET Bu çalışmada Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü, Göle Orman İşletme Müdürlüğü’ne
bağlı Yalnızçam ve Uğurlu Orman İşletme Şefliği sınırları içerisinde yer
alan sarıçam meşcereleri (Pinus sylvestris L.) için sıklığa bağlı yöresel
hasılat tablosu düzenlenmiştir. Bu amaçla değişik yaş, bonitet endeksi ve
sıklık derecelerine sahip Sarıçam meşçerelerinden 358 deneme alanı
alınmıştır. Bu deneme alanlarından sağlanan veriler kullanılarak; meşcere
yaşı, bonitet endeksi ve sıklık derecesinin fonksiyonu olarak, meşcere
hacmi, ağaç sayısı, göğüs yüzeyi, orta çap ve orta boy gibi asli (kalan)
meşcere özelliklerini tahmin eden regresyon denklemleri geliştirilmiştir. Bu
regresyon denklemleri arasında en yüksek ilişkiyi; meşcere hacmi (R2=0.910),
daha sonra sırasıyla meşcere göğüs yüzeyi (R2=0.791), ağaç sayısı
(R2=0.694), orta çap (R2=0.601) ve orta boy (R2=0.531) vermiştir. Sarıçam’ın
kalan ve ayrılan meşcereye ait özelliklerinin meşcere yaşı, bonitet endeksi
ve sıklık derecesi arasındaki ilişkiler, istatistiksel olarak anlamlı ve
büyüme yasaları ile uyumludur. THE CONSTRUCTION OF VARIABLE DENSITY YIELD TABLE FOR SCOTS PINE (Pinus sylvestris L.) STANDS IN YALNIZÇAM AND UĞURLU STATE FOREST ENTERPRISES ABSTRACT In this study, a variable density yield table is developed for Scots Pine (Pinus
sylvestris L.) stands in Yalnızçam and Uğurlu Central State Forest
Enterprises, Göle Forest Enterprise Directorate, Erzurum Forest Region
Directorate. In order to achieve this, 358 sample plots taken from stands on
varying age, site index and density degree. Using these data obtained from
this sample plots, regression equations predicting growth components of main
stand, e.g. stand volume and basal area, constructed as functions of stand
age, site index, and density index. The best fitted equation was stand
volume (R2=0.903), and subsequently stand basal area (R2=0.751), number of
tree (R2=0.603), mean diameter (R2=0.553), and mean height (R2=0.501). The
relationships between main and removed Scots pine stands attributes and
stand age, site index and density index is statistical significant and
agreement with known rules and laws.
KADINCIK ÇALISI (Flueggea anatolica Gemici)’NIN TÜRKİYE’DEKİ YENİ BİR YAYILIŞ ALANI Tolga OK* Mahmut D. AVŞAR KSÜ Orman Fakültesi, 46100 KAHRAMANMARAŞ ÖZET Kadıncık çalısı (Flueggea anatolica Gemici) ülkemizde yakın zamanda tespit
edilmiş relikt ve endemik bir çalı türüdür. Türün bugüne kadar bilinen tek
yayılış alanı, Mersin ili Tarsus ilçesindeki Kadıncık I Barajı civarında
bulunmaktadır. Adana ili Kozan ilçesi Gedikli köyünde tarafımızdan bu türe
ait yeni bir yayılış alanı tespit edilmiştir. Bu makalede, türün söz konusu
iki yayılış alanı tanıtılmıştır. Tür, her iki alanda da çok lokal bir
yayılışa sahiptir. Fert sayısı çok sınırlı olduğundan, türün varlığı tehlike
altında bulunmaktadır. Ülkemiz biyolojik çeşitliliğinin devamı açısından
önemli olan bu türün mevcut yayılış alanları ve gen kaynakları korunmalıdır.
A NEW DISTRIBUTION AREA OF KADINCIK SHRUB (Flueggea anatolica Gemici) IN TURKEY ABSTRACT Kadıncık shrub (Flueggea anatolica Gemici), which was recently found in
Turkey, is a relict and endemic shrub species. The only known distribution
area of the species up to today occurs near the Kadıncık I Dam in Tarsus
district, Mersin province. A new distribution area of this species was found
by us at Gedikli village of Kozan district, Adana province. In this article,
the above-mentioned two distribution areas of the species were introduced.
The species has a very local distribution in the two areas. Because the
number of its individuals is very limited, the existence of the species is
under risk. The existing distribution areas and gene resources of this
species, which is important for sustaining Turkey’s biodiversity, should be
protected.
DÜZLERÇAMI KIZILÇAM ORMANINDA QUİCKBİRD UYDU VERİLERİ KULLANILARAK GÖVDE HACMİNİN TAHMİNİ İbrahim ÖZDEMİR1 Ahmet MERT2 1 SDÜ Orman Fakültesi, Orm. Müh. Böl., 32260, ISPARTA, ibrahim@orman.sdu.edu.tr ÖZET Uzaktan algılama verilerinden çıkartılan parametrelerle, meşcere özellikleri
arasında kuvvetli bir ilişki olması durumunda, regresyon ve diğer modelleme
teknikleri kullanılarak meşcere özellikleri daha az masrafla tahmin
edilebilir. Bu çalışmada, aynı yaşlı ve tek katlı meşcerelerden oluşan bir
kızılçam ormanında, Quickbird (pan-sharpened) uydu verisinden çıkartılan
spektral ve mekansal özellikler ile hektardaki gövde hacmi arasındaki
ilişkiler araştırılmıştır. Spektral ve mekansal özellikler görüntü
segmentasyonu tekniği ile oluşturulan poligonlar temel alınarak
çıkartılmıştır. Bunlarla meşcere özellikleri arasındaki ilişkiler basit
regresyon modelleriyle ortaya koyulmuştur. Regresyon analizlerine göre;
hacim ile parlaklık değerleri arasındaki ilişkide ulaşılan en yüksek
korelasyon katsayısı 0,40’dır. Öte yandan hacim ile gölge uzunluğu
arasındaki kurulan regresyon modelinde en yüksek korelasyon katsayısı 0,81
olarak hesaplanmıştır. Çalışmanın sonuçları; i) Quickbird görüntüsünden elde
edilen parlaklık değerlerinin, gövde hacminin tahmininde
kullanılamayacağını, ii) görüntü üzerinden ölçülen gölge uzunluğunun ise
gövde hacminin tahmini için güvenilir bir yardımcı değişken olabileceğini
göstermiştir. STEM VOLUME ESTIMATION IN THE BRUTIAN PINE FOREST LOCATED IN DÜZLERÇAMI
USING QUICKBIRD SATELLITE DATA ABSTRACT When a strong relationship exists between forest attributes and the features
extracted from remote sensing, forest attributes can be estimated in a cost-effective
way from RS imagery using regression or other modelling techniques. This
study explores the relationship between field measured stem volume and the
spectral and spatial features extracted from Quickbird satellite data in a
Brutian pine forest that is consisted of even aged stands. These features
were extracted based on the polygons that are generated using image
segmentation technique. The relationships between the image derived features
and forest attributes were determined using simple regression models.
According to the regression analyses, the best model for stem volume using
brightness values resulted in a correlation coefficient of 0.40. The model
for stem volume using shadow length resulted in a correlation coefficient of
0.81. The results showed that i) the brightness values of the Quickbird data
used is not an appropriate auxiliary parameter for estimating stem volume,
ii) the shadow length measured from the imagery, on the other hand, can be
suitable for the estimation of stem volume in Brutian pine forests.
KUZEY KIBRIS’TA DOĞAL OLARAK YETİŞEN KIZILÇAM (Pinus brutia Ten.)’IN LİF MORFOLOJİSİ Bahattin GÜRBOY İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi, Orman End. Müh. Böl., 34473
Bahçeköy İSTANBUL ÖZET Bu çalışmada kuzey Kıbrıs’ta doğal olarak yetişen kızılçamın lif morfolojisi
ve kimyasal bileşimi selüloz ve kağıt endüstrisine uygunluğu açısından
incelenmiştir. Üç farklı yükseltiden altışar adet olmak üzere alınan toplam
18 örnek özden kabuğa doğru yirmişer yıllık yaş periyotlarına ayrılarak lif
boyutları ölçülmüş ayrıca odunun kimyasal bileşimi tespit edilmiş ve
lif-boyut ilişkileri (keçeleşme oranı, elastikiyet katsayısı, katılık
katsayısı, Runkel sınıflaması, Muhlstep sınıflaması, F faktör) hesaplanarak
bu özelliklerin bütün yükseltilerden alınan örnekler için dirençli kağıt
hamuru üretimi bakımından uygun olduğu belirlenmiştir. FIBER MORPHOLOGY OF CALABRIAN PINE (Pinus brutia Ten.) NATURALLY GROWN IN NORTH CYPRUS ABSTRACT The aim of this research was determine the morphological properties of wood
fiber and the chemical composition of wood of Calabrian pine (Pinus brutia
Ten.) and the suitability of these properties for pulping. Eighteen
naturally grown sample were collected from north Cyprus at different
altitudes. Taken discs were divided into groups twenty each ages from pith
to bark. Fiber dimensions were measured and the felting rate, elasticity
coefficient, rigidity coefficient, Runkel classification, Muhlstep
classification and F ratio were calculated from the wood fiber morphological
properties and the effects of these properties on pulp strength properties
were investigated. Chemical composition has also determined. Consequently it
was found that the all Calabrian pine samples from different altitudes were
quite suitable for pulping.
KURULUŞ YERİ SEÇİMİNDE GÖRÜNMEYEN MALİYETLERDEKİ EĞİLİMİN BELİRLENMESİNDE KULLANILAN BİR YAKLAŞIM İbrahim Halil ÖZDAMAR SDÜ Orman Fakültesi, 32260 ISPARTA ÖZET Kuruluş yeri seçimi yapılırken uzun vadeli ve görünmeyen maliyet
unsurlarının toplamını en aza indiren bir yerin bulunması temel ilke olarak
ele alınır. Bölgenin gelecekteki yeri sosyal değişimi konularının ölçülmesi
ve belirlenmesi kolay bir iş değildir. Bu sebeple görünmeyen maliyet
unsurlarının değerlendirilmesi oldukça zordur, geniş kapsamlı ve yüksek
maliyetli araştırmalar gerektirir. Yer seçicilerin deneyim ve sağduyuları bu
konuda çok önemlidir. Bu çalışmada kuruluş yeri seçiminde kullanılan
görünmeyen maliyet unsurları ile kuruluş yeri seçilmesi yöntemleri yerine,
parametrik olmayan Friedman için F istatistiği yöntemiyle belirlenmeye
çalışılmış ve görünmeyen maliyetlerden hangisinde seçicilerin eğilimin
yoğunlaştığı ortaya konulmuştur. AN APPROACH FOR DETERMINING UNPREDICTED COST USED FOR CHOOSING PLANT LOCATION ABSTRACT When choosing the plant location, it is necessary to minimize the sum of
long term and invisible expenses. It is not easy to estimate the social
changes of that region in the future. For this reason, it is very difficult
to evaluate cost factors. Broad and expensive research projects must be
under taken so that cost factors could be determined the experience and
heuristic abilities of decision-makers that is important when they decide
the place of the plant location. In this study, instead of using existing
methods in location analyses, Friedman F statistics, which is a non-parametric
test has been used. It was also tried to identify the tendencies of decision-makers
about choosing the plant location.
Mehmet TOPAY1* Şerife SERTKAYA AYDIN2 Nurhan KOÇAN3 1SDÜ Orman Fakültesi, Peyzaj Mimarlığı Bölümü, 32260, ISPARTA, ÖZET Madencilik çalışmalarında kullanılan yöntemlerden biri “Yüzey
Madenciliği”dir. Taş ocaklarında da çok kullanılan bu yöntem, diğerlerine
göre doğaya daha çok zarar vermektedir. Bu durum ise, doğanın görsel
kalitesini azaltmaktadır. Bozulan bu alanların onarılması veya farklı
amaçlar için kullanılması, kaynakların korunması ve sürdürülebilir
kullanımının sağlanması açısından gereklidir. Araştırmada, taş ocaklarının
peyzaja yaptığı fiziksel ve görsel etkilerin belirlenmesi ve işletme
alanlarının geri kazanımına yönelik önerilerin ortaya konulması
amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, Bartın İli’nde önemli bir turizm merkezi olan
İnkum’a ulaşımı sağlayan karayolu üzerinde yer alan dört adet taş ocağı
seçilmiştir. Sonuç olarak, bu ocaklar için orman, yerleşim ve rekreasyon
öncelikli alan kullanımları olarak belirlenmiştir. THE IMPACTS OF QUARRIES ON LANDSCAPE AND SUGGESTIONS FOR THEIR REUSAGE: CASE STUDY OF BARTIN ABSTRACT Surface mining is a method used for mining. This method mostly used in
quarries is making more damages to nature than others. This situation is
decreasing the visual quality of nature. It’s necessary to reclaim or reuse
damaged areas for different purposes from the point of protection and
sustainable usage of these sources. In this study, it is aimed to determine
the physical and visual impacts of quarries to nature and put forward some
suggestions for reclamation and reusing of the areas. For this purpose, four
different quarries, which are located on the road between Bartin and Inkum,
one of the most important tourism center, have been chosen. Forest,
settlement and recreation are defined as a primary land uses for these
selected quarries.
SAFRANBOLU-YÖRÜKKÖYÜ TARIMSAL TURİZM POTANSİYELİNİN KIRSAL KALKINMA AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Tuğba KİPER1* Mükerrem ARSLAN2 1 Namık Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Peyzaj Mimarlığı Böl.,
TEKİRDAĞ ÖZET Bu çalışmada, Safranbolu-Yörükköyü örnek alanının tarımsal turizm
potansiyeli saptanmakta ve kırsal kalkınmayı destekleyici öneriler
geliştirilmektedir. Bu doğrultuda, “Coğrafi mekanın her birimi, tarımsal
turizm gelişimine uygun mudur?, Tarımsal turizm için hangi yerler seçilmeli,
ayrım nasıl yapılmalıdır?” Yerel halkın ve katılımcıların tarımsal turizm
faaliyetleri içerisinde yeri ve gücü nedir? Kırsal kalkınmanın bir aracı
olarak tarımsal turizm faaliyetleri Safranbolu-Yörükköyü’nde ne şekilde yer
almalıdır? sorularına yanıt aranmaktadır. Çalışma kapsamında uzman ve
literatür değerlendirmeleri doğrultusunda, alanın doğal ve kültürel
özelliklerinin tarımsal turizm kullanımı ile ilişkili olma durumuna göre
katsayılar verilmiştir. Oluşturulan bu puanlama sistemi meyve-bağ ve sebze
olmak üzere her bir kullanım için coğrafi bilgi sistemi (CBS) ortamında
sorgulanarak uygunluk haritaları oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda da
tarımsal turizme uygun alanlarda kırsal kalkınmaya yönelik yerel halk ve
katılımcı boyutunda öneriler geliştirilmiştir. EVALUATION OF AGRICULTURAL TOURISM POTENTIAL OF SAFRANBOLU- YÖRÜKKÖYÜ WITH REGARDS TO RURAL DEVELOPMENT ABSTRACT In this study, rural tourism potential was determined and some
recommendations on rural development were improved for the case area of
Safranbolu-Yörükköyü. In this manner, were searched answers for some
questions; “Is geographical spaces suitable for agricultural tourism
development?”, “Which places are chose for agricultural tourism, How is the
classification?” “What are the roles and forces of local people and
participants in agricultural tourism activities?”, “How are agricultural
tourism activities as a tool of rural development in Safranbolu-Yörükköyü?”.
Some coefficients were given according to be relations or no relations
between natural and cultural features and use of agricultural tourism after
evaluation of specialists and literatures. Suitability maps were formed with
Geographical Information System for fruits-grape field and vegetable
according to specialist’s scores. Some proposals towards rural development
were improved in scale of the local people and participants in suitable area
for agricultural tourism.
AVRUPA’DA ORMANLARIN KORUNMASI BAKANLAR KONFERANSI SÜRECİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİR ORMAN YÖNETİMİ ANLAYIŞI Emre Şahin DÖLARSLAN Çankırı Karatekin Üniversitesi, Orman Fakültesi, 18200 ÇANKIRI ÖZET Bu çalışmanın amacı, Avrupa’da Ormanların Korunması Bakanlarık Konferansı (AOKBK)
çerçevesinde, Sürdürülebilir Orman Yönetimi (SOY) kavramının oluşumunu ele
almaktır. Sürdürülebilirlik konusunda 1992 yılında Rio de Janerio’da
gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı (UNCED),
AOKBK’nın da aralarında bulunduğu bir çok bölgesel girişimin başlamasına
neden olmuştur. AOKBK, ormanlar ve ormancılıkla ilgili ortak fırsatlar ve
tehditler konusunda yaklaşık 40 Avrupa ülkesi ve Avrupa Birliği arasında
işbirliği sağlamak üzere başlatılan yüksek düzeyli politik bir girişimdir.
AOKBK süreci, hem ulusal hem de bölgesel açıdan Türkiye için önem
taşımaktadır. Bu nedenle bu çalışma dahilinde, Avrupa Komisyonu ve Avrupa
Birliği tarafından yayınlanan raporlar ve çeşitli ilgili çalışmalar
ışığında, AOKBK’ları sürecinde ortaya çıkan tüm Avrupa düzeyindeki SOY
yaklaşımı değerlendirilmiştir. SUSTAINABLE FOREST MANAGEMENT PERSPECTIVE OF THE MINISTERIAL CONFERENCE ON THE PROTECTION OF FORESTS IN EUROPE PROCESS ABSTRACT The aim of this study is review of Sustainable Forest Management (SFM)
concept in the Ministerial Conference on the Protection of Forests in Europe
(MCPFE). In the concept of sustainability, United Nation Conference on
Environment and Devolopment (UNCED) is held in Rio de Janerio in 1992,
caused to begin a lot of regional interferences amongs to MCPFE. MCPFE is a
high-level political initiative for co-operation involving around 40
European countries for the purpose of addressing common opportunities and
threats related to forest and forestry. Process of MCPFE is important to
national and regional level, for Turkey. Therefore, in light of various
studies and published reports of European Commission and European Union, SFM
approach at pan-European level in process of MCPFE was evaluated in this
study.
Ayben KILIÇ* Harzemşah HAFIZOĞLU ZKÜ, Bartın Orman Fakültesi, Orman Endüstri Müh., 74100, BARTIN ÖZET Işık, rutubet, rüzgar ve sıcaklık gibi çeşitli etmenler karşısında ağaç
malzeme yüzeyinde çeşitli bozunmalar meydana gelir. Renk değişimi ile
başlayan bozunma fiziksel, kimyasal ve anatomik yapıda da etkisini gösterir.
Özellikle UV ışını etkisiyle büyük oranda degrade olan lignin yağmur suları
ile yıkanarak odundan uzaklaşır. Bu durum mikroskobik yapıda öncelikle orta
lamelin bozunmasına neden olur. Ayrıca, kenarlı geçitlerde çatlaklar oluşur
ve iki hücre arasındaki hücre çeperinde ayrılmalar görülür. Odun yüzeyinde
çatlak oluşumu ve yüzey pürüzlüğü gerçekleşir. Ağaç malzeme, açık hava
etkisine karşı yaygın olarak boya ve verniklerle korunmaktadır. Verniklere
oranla boyalar daha iyi sonuç vermektedir. Ayrıca, suda çözünen tuzları
içeren emprenye maddeleri de kullanılmaktadır. INFLUENCES OF WEATHERING ON CHEMICAL STRUCTURE OF WOOD AND PROTECTION TREATMENTS ABSTRACT Degradations could be occurred on the wood surfaces by the presence of light,
moisture, wind and temperature. Weathering begins with color changes and
further in physical, chemical and anatomical structure on wood surfaces.
Specially, lignin is destroyed by UV light and then leached out from the
wood by rain. This effects the microstructure and likewise middle lamella
begins to be destroyed .Also, cracks can be seen in the border pits and the
cell walls between two cells begin to separate. During weathering rough and
cracks can be seen on the surface of wood. Painting, coating or
preservatives are useful techniques to protect wood surfaces against
weathering. Painting is more effective then coating. Also water-repellents
can be used for various purposes.
|
|
| | Ana Sayfa | | |