Yıl: 2005 Seri: A Sayı: 1

ön kapak | arka kapak | ilk sayfa | içindekiler | contents | hakem listesi

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

 

ANADOLU KARAÇAMI [Pinus nigra Arn. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe ]’NIN BAZI TOHUM MEŞCERELERİ, KLONAL TOHUM BAHÇELERİ ve PLANTASYONLARINDA KOZALAK ve TOHUM ÖZELLİKLERİ (s. 1-16)

Ayşe İŞBİLİR, Abdullah GEZER

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

 

DAR YAPRAKLI DİŞBUDAK’TA (Fraxinus angustifolia Vahl.) BAZI TOHUM ve FİDECİK ÖZELLİKLERİ (s.17-24)

Nurten ÇİÇEK, Emrah ÇİÇEK ve Nebi BİLİR

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

 

ISPARTA SIĞLA ORMANI TABİATI KORUMA ALANI ANIT AĞAÇLARI  (s. 25-36)

Hüseyin FAKİR

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

 

BOYLU ARDIÇ  (Juniperus excelsa Bieb.) ve KÜÇÜK KOZALAKLI KATRAN ARDICI’NDA (Juniperus oxycedrus L.) UYGUN EKİM YÖNTEMLERİNİN BELİRLENMESİ (s. 37-48)

Süleyman GÜLCÜ, H. Cemal GÜLTEKİN

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

 

ÇIĞ OLGUSU VE ORMANCILIK (s. 49-63)

Ceyhun GÖL

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

 

ISPARTA GÖLCÜK TABİAT PARKI’NDA TOROS SEDİRİ (Cedrus libani A. Rich.)’NİN FARKLI ANAKAYALARDAN OLUŞMUŞ TOPRAKLARDAKİ GELİŞİMİNİN EKOLOJİK İRDELENMESİ (s. 64-75)

Yasin KARATEPE, Halil SÜEL, İbrahim YETÜT

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

 

KASTAMONU YÖRESİ  APHIDIDAE (HOMOPTERA) TÜRLERİ (s. 76-83)

Sabri ÜNAL, Ercan ÖZCAN

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

 

ÇANKIRI'DA KAVAK FİDANLIKLARINDA SAYDAM KANATLI KAVAK KELEBEĞİ [Paranthrene tabaniformis (Rott.) (Lepidoptera: Sesiidae)] İLE MÜCADELE İMKANLARI ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR (s. 84-103)

Ziya ŞİMŞEK

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

 

YANGIN POTANSİYELİNİN BELİRLENMESİNDE YANICI MADDE HARİTALARININ ÖNEMİ (s. 104-116)

Ömer KÜÇÜK, Ertuğrul BİLGİLİ, Bahar D. DURMAZ

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

 

TURİZM MERKEZLERİ CİVARINDAKİ ORMANLARIN AMENAJMAN SORUNLARI VE PLANLAMA İLKELERİ (FETHİYE YÖRESİ ÖRNEĞİ) (s. 117-131)

Ünal ASAN, İbrahim ÖZDEMİR

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

 

GÖRÜNTÜ ANALİZİ YÖNTEMİ İLE MİLİMETRE KAREDEKİ TRAHEİD SAYISININ BELİRLENMESİ (s. 132-142)

Bilgin GÜLLER

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

 

ANADOLU KARAÇAMINDA [Pinus nigra Arnd. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] IMERSOL AQUA® ABSORPSİYONUNUN AĞACIN YÖNLERİNE GÖRE DEĞİŞİMİ (s. 143-152)

Ahmet A. VAR, Önder AKYÜREKLİ, Samim YAŞAR

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

 

MONTAJA HAZIR MOBILYA BİRLEŞTİRMELERİNİN ROTASYONAL SÜNME ÖZELLİKLERİ ve MODELLENMESİ (s. 153-162)

Ergün GÜNTEKİN

HTML Özet  |  PDF Tam Metin

 

   

 

ANADOLU KARAÇAMI [Pinus nigra Arn. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe]’NIN BAZI TOHUM MEŞCERELERİ, KLONAL TOHUM BAHÇELERİ ve PLANTASYONLARINDA KOZALAK ve TOHUM ÖZELLİKLERİ*

* Bu çalışma SDÜ Fen Bilimleri Enstitüsünde Yüksek Lisans Tezi olarak yapılmış bir çalışmanın bir bölümüdür.

 

Ayşe DELİGÖZ1, Abdullah GEZER2

1 SDÜ Orman Fak., Orman. Müh. Böl., Isparta - ayseis@orman.sdu.edu.tr

2 SDÜ Orman Fak., Orman. Müh. Böl., Isparta - agezer@orman.sdu.edu.tr

 

ÖZET

Bu çalışma, Anadolu Karaçamı [Pinus nigra Arn. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe]’nın tescili yapılmış 4 tohum meşceresi ile bunlara ait genetik materyalle kurulan 3 klonal tohum bahçesi ve 4 plantasyonun kozalak ve tohumlarının bazı morfolojik özellikleri ile bu özelliklerin değişkenliğini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Tohum kaynaklarından elde edilen veriler, çalışmaya konu özellikler (kozalak çapı, kozalak boyu, kozalak ağırlığı, tohum çapı, tohum boyu, tohum 1000 tane ağırlığı) bakımından varyans analizi ile karşılaştırılmış; ayrıca bu özellikler arasındaki ilişkiler korelasyon analizi ile belirlenmiştir. Varyans analizi sonucunda, araştırılan özellikler bakımından tohum kaynaklarının hem kendi aralarında  hem de kendi içlerinde istatistiksel bakımdan (p<0,05) fark olduğu ortaya çıkmış ve genel itibariyle klonal tohum bahçelerinde bu özelliklere ilişkin ortalama değerlerin, diğer iki tohum kaynağına oranla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda, bütün özellikler arasında (p<0,05) pozitif yönde  ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. 

Anahtar Kelimeler: Anadolu karaçamı, Tohum Meşceresi, Klonal Tohum Bahçesi, Kozalak, Tohum

 

CONES AND SEEDS CHARACTERISTICS OF CRIMEAN PİNE [Pinus nigra Arn. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] FOR SOME SEED STANDS AND SEED ORCHARDS AND  PLANTATIONS

 

ABSTRACT

In this study, the variation of some morphological characteristic of cone and seeds related with four registered Crimean pine [Pinus nigra Arnold. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] seed stands together with three seed orchards and four plantations which are established by genetically material obtained from those of seed stands have been studied. In addition, the relationhip between (cone diameter, cone height, cone weight, seed diameter, seed height, 1000 seed weight)  the characteristics of cones and seeds of the seed sources have been investigated by using correlation analysis in the study. According to varience analysis carried out, It is determined that there are significant (p<0.05) differences between the studied seed sources from stand point of the mesaured cone and seed characteristics. In general, the mean values related to the mesaured seed and cone characteritics of the seed orchards have been found higher than the other of seed sources. In this counetion, as to the correlation analysis carried out, It is also found that there is positive relationhip between the mesaured characteristics of cones and seeds of the studied seed orchards.

Keywords: Anatolian black pine, Seed stands, Seed orchards, Cone, Seed

 


 

DAR YAPRAKLI DİŞBUDAK’TA (Fraxinus angustifolia Vahl.) BAZI TOHUM ve FİDECİK ÖZELLİKLERİ

 

Nurten ÇİÇEK1, Emrah ÇİÇEK1, Nebi BİLİR2

1 AİBÜ Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü, 81620 – Düzce emrahcicek@hotmail.com

2 SDÜ Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü, 32260 – Isparta

 

ÖZET

Bu araştırmada, dar yapraklı dişbudak (Fraxinus angustifolia Vahl.) orijinlerinde, tohum ve fidecik özelliklerinden, tohum bin tane ağırlığı, çimlenme süresi, çimlenme yüzdesi; epikotil boyu, hipokotil boyu, kotiledon boyu ve kotiledon eni çalışılmıştır. Çalışma sonucunda dar yapraklı dişbudakta ortalama, bin tane ağırlığı 85,8 gr, çimlenme süresi 25 gün, çimlenme yüzdesi 48,2; kotiledon boyu 31 mm, kotiledon eni 10 mm, epikotil boyu 27 mm ve hipokotil boyu 16 mm olarak bulunmuştur. Uygulanan varyans analizi sonucunda, orijinler arasında çimlenme yüzdesi, kotiledon eni, hipokotil boyu ve epikotil boyu bakımdan anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonuçları, türün fidanlık tekniği ve ıslah çalışmaları bakımından önemlidir.

Anahtar kelimeler: Dişbudak, Tohum, Epikotil, Hipokotil, Kotiledon

 

SOME SEED and SEEDLING CHARACTERISTICS in  NARROW-LEAVED ASH (Fraxinus angustifolia Vahl.)

 

ABSTRACT

Seed and seedling characteristics, including one thousand seed weight, germination period, germination percentage, epycotyl length, hypocotyl length, cotyledon length and cotyledon diameter, were studied in three narrow-leaved ash (Fraxinus angustifolia Vahl.) provenances in the present study. One thousand seed weight, germination period and  germination percentage were 85.8 gr, 25 days and 48.2 % while epycotyl length, hypocotyl length, cotyledon length and cotyledon diameter were 31 mm, 10 mm, 27 mm and 16 mm, respectively. There were significant differences for germination percentage, epycotyl length, hypocotyl length and cotyledon diameter among the provenances according to the results of analysis of variance  The results of the study should be used in nursery practice and breeding of the species such as sowing density, selection of seed stands. 

Keywords: Ash, Seed, Epycotyl, Hypocotyl, Cotyledon

 


 

ISPARTA SIĞLA ORMANI TABİATI KORUMA ALANI ANIT AĞAÇLARI

 
Hüseyin FAKİR
SDÜ Orman Fakültesi, 32260 Isparta - huseyinfakir@orman.sdu.edu.tr

 

ÖZET

“Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı” Akdeniz Bölgesi’nin batı bölümünde yer almakta olup, idari yönden Isparta’nın Sütçüler ilçesi sınırları içinde kalmaktadır. Büyüklüğü 88,5 hektar olan alanın denizden yüksekliği 180 m ile 550 m arasında değişmektedir. Sığla Ormanı, Aksu Çayı’nın oluşturduğu bir vadi içerisinde, vadinin tabanı ile yamaçların alt kesimlerinde bulunmaktadır. Araştırma alanında önceki yıllarda tespit edilerek tescili yapılmış Anadolu Sığla ağacı türüne ait anıt ağaç mevcut değildir. Bu çalışmada Genç-Güner Yöntemi kullanılarak 15 adet boyutsal anıt ağaç belirlenmiştir. Bu ağaçlarda taç çapı, göğüs yüksekliğindeki çap ve boy tespitleri yapılmıştır. Yaş tahminleri ise artım kalem örneklerinin yaş sayımı için sağlıklı olmaması nedeniyle yapılamamıştır. Alandaki en görkemli anıt ağaç Çatal Sığla’ya aittir ve bu ağacın boyu 34 m ve göğüs yüksekliğindeki çapı 130,6 cm’dir.

Anahtar Kelimeler: Sığla, Tabiatı Koruma Alanı, Anıt ağaç, Isparta

 MONUMENT TREES  OF SWEETGUM FOREST NATURE PROTECTION AREA IN ISPARTA

ABSTRACT

Sweetgum (Liquidambar orientalis Mill.) Forest Nature Protection Area is located at the western part of the Mediterranean region, within the administrative borders of Isparta. Altitude of the research area ranges from 180 to 550 meters. The research area covers an area of 88.5 hectars. Sweetgum Forest is located in the valley–plain and hillside. In the research area, monumental trees were not determined previously. Genc-Guner method was used in this study and 15 dimensional monumental trees were measured. The crown diameter, breast height diameter and total height of the trees were measured. Age estimation was not carried out due to increment core samples as they were not safe. The best magnificent monumental tree is belong to Çatal Sweetgum has 34 m height and 130.6 cm at breast height diameter.

Keywords: Sweetgum, Nature Protection Area, Monumetal Tree, Isparta

 


 

BOYLU ARDIÇ  (Juniperus excelsa Bieb.) ve KÜÇÜK KOZALAKLI KATRAN ARDICI’NDA (Juniperus oxycedrus L.) UYGUN EKİM YÖNTEMLERİNİN BELİRLENMESİ

 

Süleyman GÜLCÜ1, H. Cemal GÜLTEKİN2

1 SDÜ Orman Fakültesi, 32260 Isparta - sgulcu@orman.sdu.edu.tr

2 Orman Fidanlık Mühendisliği, Eğirdir-Isparta

 

ÖZET

Bu çalışmada, tohum ekim derinliği, tohum kapatma materyali, malçlama, siperleme ve sulama gibi bazı fidanlık tekniği uygulamalarının Boylu Ardıç (Juniperus excelsa Bieb.) ve Küçük Kozalaklı Katran Ardıcı (Juniperus oxycedrus L.) taksonlarının tohumlarının çimlenmesi üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Bunu gerçekleştirebilmek için Eğirdir yöresi Cire mevkiinde doğal yayılış gösteren populasyonlardan elde edilen tohumlar kullanılmıştır. Tohumlar, Eğirdir Orman Fidanlığı’nda açık hava koşulları altında “Tesadüf Parselleri Deneme Deseni”ne uygun 3 yinelemeli olarak ekilmiştir.  Farklı ekim uygulamalarının sürme yüzdelerine ait veriler SPSS paket programında değerlendirilmiştir. Yapılan varyans analizi ve duncan testi sonuçlarına göre, Boylu Ardıçta en uygun ekim derinliğinin 2 mm olduğu belirlenmiştir. Küçük Kozalaklı Katran Ardıcı’nda ise, ekim derinliğinin kullanılacak olan tohum kapatma materyaline göre ayarlanması gerektiği ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kelimeler: Boylu Ardıç, Küçük Kozalaklı Katran Ardıcı, Ekim tekniği

 

DETERMINATION of PROPER SOWING TECHNIQUES for CRIMEAN JUNIPER (Juniperus excelsa Bieb.) and SMALL FRUITED JUNIPER (Juniperus oxycedrus L.)

 

ABSTRACT

In this study, the effects of sowing depth, seed cover material, mulching, sheltering and irrigation on the seed germination percent of Crimean Juniper (Juniperus excelsa Bieb.) and Small Fruited Juniper (Juniperus oxycedrus L.) were determined. The study material (seeds) was collected from a natural population of each species located in Eğirdir-Cire forest district. The experiments related to the study were laid out according to “Completely Randomized Design” with three replications in Eğirdir Forest Nursery. Germination percents relating the different sowing techniques were analyzed by using SPSS statistical software. The variance analysis and Duncan test showed that the best sowing depth in terms of germination was 2 mm depth for Crimean Juniper. However, the sowing depth should be set out according to the cover material to be used for Small Fruited Juniper.

Keywords: Crimean Juniper, Small Fruited Juniper, Sowing tecnique.

 


 

ÇIĞ OLGUSU VE ORMANCILIK

 

Ceyhun GÖL

Ankara Üniversitesi Çankırı Orman Fakültesi, Çankırı - gol@forestry.ankara.edu.tr

 

ÖZET

Çığlar dağlık arazilerde kırsal yaşamı ve yerleşim alanlarını, turistik tesisleri, enerji nakil hatlarını, ulaşım yollarını tehdit etmekte, can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Çığlar genellikle yamaç özellikleri bakımından sürekli bitki örtüsü altında kalması veya korunması gereken yüksek arazi kesimlerinde görülmektedir. Bu nedenle, ormanlık alanlarda yapılacak her türlü yanlış uygulamanın ve ormansızlaşmanın çığ oluşumu üzerinde büyük etkisi vardır. Çığ oluşumunda en önemli etkenler yörenin topoğrafik ve iklim özellikleridir. Ülkemizde alpin zonda çeşitli olumsuz uygulamalarla orman sınırının aşağı çekilmiş olması çığ olaylarının artışında karşımıza çıkan en önemli etkenlerden biridir. Bu makalede, çığın tanımı, oluşumu, önlenmesi ve çığ altındaki alanlarda uygulanabilecek ağaçlandırma ve silvikültür teknikleri üzerinde durulmuştur.

Anahtar kelimeler: Çığ, Çığ riski altındaki ormanlar, Yüksek dağ silvikültürü

AVALANCHE PHENOMENA AND FORESRTY 

ABSTRACT

In the Mountainous areas, avalanches treaten urban life, settlementsski areas, energy transmission lines, railroads, motorways; in addition, avalanches results in loss of life and wealth. Avalanches are generally seen in high altitudes of lands where the vegetation should be kept. For this reason;any wrong application in forest areas and deforestration have effects on occurrence of avalenches. The most important factors affecting the occurrence of avalanches are  topography and climate of the area. One of the significant effects in increase of avalanches is to draw the forest border to the lower altitudes by some negative practices below the alpin zone in Turkey. Definition, processes, prevention of avalanches and the methods of plantation and silviculture in avalanche areas are given in this article.

Keywords: Avalanche, Forests under avalanche risk, High mountain silviculture

 


 

ISPARTA GÖLCÜK TABİAT PARKI’NDA TOROS SEDİRİ (Cedrus libani A. Rich.)’NİN FARKLI ANAKAYALARDAN OLUŞMUŞ TOPRAKLARDAKİ GELİŞİMİNİN EKOLOJİK İRDELENMESİ

 

Yasin KARATEPE1, Halil SÜEL2; İbrahim YETÜT 2

1SDÜ Orman Fakültesi, 32260 Isparta - ykaratepe@orman.sdu.edu.tr

2 Orman Mühendisi

 

ÖZET

Bu çalışmada; Isparta Gölcük Tabiat Parkı’nda, 1990 yılında dikilen Toros Sedir (Cedrus libani A. Rich.)’lerinin, dört farklı anakayadan oluşmuş topraklardaki gelişimi (boy ve dip çapı) karşılaştırılarak ekolojik yönden uygunluk durumu irdelenmiştir. Aynı iklim etkisi altında farklı anakayalardan oluşmuş topraklarda Toros Sedirlerinin gelişimi birbirinden farklı bulunmuştur. Bu sonuç anakayaların ve onlardan oluşan toprakların özelliklerinin farklı olması ile açıklanabilir. Doğal yayılış alanında yapılmış araştırmalarda, Toros Sediri’nin gelişiminde anakayanın çatlaklı yapısının çok önemli ve etkili olduğu belirtilmiştir. Bu çalışmada da aynı bulgular ve sonuçlar elde edilmiştir. Toprakta kalsiyum karbonatın (CaCO3) bulunmaması Toros Sediri’nin gelişimi için engel değildir. Toros Sediri CaCO3 bulunmayan fakat kalsiyum bakımından zengin anakayalardan oluşmuş topraklarda da iyi gelişim gösterebilmektedir. Toros Sediri görünümü itibarıyla insanı etkileyen bir ağaç oluşunun yanı sıra, odununun kıymetli oluşu ve oldukça hızlı büyümesi sebebi ile, yetişme ortamının uygun olduğu yerlerdeki ağaçlandırmalarda öncelikli bir tür olarak düşünülmelidir.

Anahtar Kelimeler: Gölcük tabiat parkı, Toros sediri, Farklı anakayalar, Boy ve çap gelişimi.

 

AN ECOLOGICAL EXAMINATION OF GROWTH OF TAURUS CEDAR (Cedrus Libani A. RICH.) ON SOILS DEVELOPED FROM DIFFERENT PARENT MATERIALS IN ISPARTA GOLCUK NATIONAL PARK

 

ABSRACT

In this study, height and diameter growth of Taurus Cedar (Cedrus libani A. Rich.) trees planted in 1990 in soils developed from four different parent materials were compared and ecological suitability was examined. Growth of the cedars was different on soils developed from different parent material. This is resulted from the fact that the parent materials and the soils formed from them were different. Research from the areas of its natural distribution shows that it is very important and effective for this species to have a cracked structure in the parent material. In this study, we obtained the conclusion. Inexistence of calcium carbonate (CaCO3) is not an obstacle for the development of Taurus Cedar. It can grow well in soils formed from parent material which lacks CaCO3 but rich in calcium. Taurus Cedar, besides being an impressively beautiful tree, has a very valuable wood and can grow fairly fast. Therefore, it should have a priority over other species in plantations.

Keywords: Gölcük National Park, Taurus cedar, Different parent material, Height and diameter growth

 


 

KASTAMONU YÖRESİ  APHIDIDAE (HOMOPTERA) TÜRLERİ

 

Sabri ÜNAL1, Ercan ÖZCAN

Gazi Üniversitesi Kastamonu Orman Fakültesi, 37200 Kastamonu - saunal@gazi.edu.tr 

 

ÖZET

Bu  çalışmada , Kastamonu   yöresi park, bahçe ve  orman  ağaçlarında  bulunan aphid  türleri tespit edilmiştir.Çalışma  sırasında, Söğüt, Sedir, Kavak, Akçaağaç, Karaçam, Sarıçam, Ihlamur, Ceviz, Dişbudak, Akasya, Mazı ve Servi gibi  orman  ağaçlarının  aphid  belirtisi  bulunan  kısımları  incelenerek bulunan  türler  teşhis ettirilmiştir. Araştırma  sonucunda, Aphidoidea üst familyasına  bağlı Aphididae familyasından 5 alt familyaya bağlı  9 cins ve 12 tür tespit edilmiştir.Bunlar; Aphis craccivora Koch, A. farinosa Gmel., Drepanosiphum sp., Cinara  cedri  Mim., C. (Cupressobium) cupressi (Buck.)  , C. pinea (Mord), Eulachnus rileyi (Will), Schizolachus  pineti  (F)., Eucallipterus tiliae (L)., Panaphis juglandis (Goez), Prociphilus fraxini (F.) ve Pemghigus vesicarius Pass’ dur.

Anahtar kelimeler: Kastamonu, Park, Bahçe ve orman ağaçları, Aphidler 

 

THE APHIDIDAE  (HOMOPTERA) SPECIES OF KASTAMONU REGION

 

ABSTRACT

In this study, in order to identify the species of Aphids which can be seen in the park, garden and forest trees of Kastamonu region. During the study, parts of the forest trees having the symptoms of aphids like Willow, Cedar, Poplar, Maple, Black pine, Scots pine, Linden, Walnut, Ash, Locust, Gallnut and Cypress have been examined and the found species have been identified. As a result of the study, 12 species, 9 genus connected to 5 subfamilies from Aphididae familia which is connected Aphidoidea superfamily have been identified. These are; Aphis craccivora Koch, A. farinosa Gmel, Drepanosiphum sp., Cinara cedri Mim., C. (Cupressobium) cupressi (Buck.), C. pinea (Mord.), Eulachnus rileyi (Will.), Schizolachus pineti (F.), Eucallipterus tiliae (L.), Panaphis juglandis (Goez.), Prociphilus fraxini (F.) and Pemghigus vesicarius Pass.

Keywords: Kastamonu, Park, Garden and forest trees, Aphids

 


 

ÇANKIRI'DA KAVAK FİDANLIKLARINDA SAYDAM KANATLI KAVAK KELEBEĞİ [Paranthrene tabaniformis (Rott.) (Lepidoptera: Sesiidae)] İLE MÜCADELE İMKANLARI ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR (s. 84-103)

 

Ziya ŞİMŞEK

Ankara Üniversitesi Çankırı Orman Fakültesi, 18200 – ÇANKIRI, simsek@forestry.ankara.edu.tr

 

ÖZET

Çankırı Kenbağ Orman Fidanlığında kavakların en önemli zararlısı olan Saydam kanatlı kavak kelebeği  [Paranthrene tabaniformis (Rott.)] ile mücadele imkanlarının araştırılması amacıyla ele alınan bu çalışma; 2000 ve 2001 yılında gerçekleştirilmiştir. Çalışmada P. tabaniformis’in türe özgü eşeysel çekici feromonu ile Funnel tipi tuzaklar (F) kullanılmıştır. Feromon tuzaklar 4-8 tuzak/ha hesabıyla 5'er adet olmak üzere 30'ar m arayla 2 adet kavak fidanlığına yerleştirilmiştir. Tuzaklar genellikle 3 gün ara ile kontrol edilerek yakalanan kelebekler sayıldıktan sonra tuzaktan uzaklaştırılmıştır. Saydam kanatlı kavak kelebeği mücadelesinde kitlesel yakalama amacıyla yapılan çalışmada feromon tuzakların 2000 ve 2001 yılında sırasıyla %63,9 ve %52,9 oranında etkili olduğu belirlendiğinden, bu yöntemin, izole olmamış kavak fidanlıklarında kullanılamayacağı kanısına varılmıştır. Aynı çalışmada türe özgü feromonla saydam kanatlı kavak kelebeğinin uçuş seyri esas alınarak mücadele zamanının belirlenebileceği anlaşılmış olup, buna göre zararlı ile mücadeleye başlanılması için en uygun zamanın, ilk kelebek uçuşlarından (mayıs ayının ikinci yarısı) 4 hafta sonra (haziran ayının ikinci yarısından itibaren) birinci ilaçlama, 2'şer hafta ara ile de 2. ve 3. ilaçlama yapılması durumunda zararlının kontrol altına alınabileceği; diflubenzuron 25 WP'un (200 g/ha) P. tabaniformis’e karşı 2000 ve 2001 yılında sırasıyla %93,9 ve %100 oranında etkili olduğu belirlendiğinden, zararlının mücadelesinde kullanılabileceği kanısına varılmıştır.

Anahtar kelimeler: Paranthrene tabaniformis, Kavak, Feromon tuzak, Diflubenzuron, Kitle yakalama

 

RESEARCHES ON CONTROL MEANS OF POPLAR CLEARWING MOTH [Paranthrene tabaniformis (Rott.) (Lepidoptera: Sesiidae)] IN POPLAR NURSERIES IN ÇANKIRI

 

ABSTRACT

This study was conducted in 2000 and 2001 in order to research control means of the poplar clearwing moth, [Paranthrene tabaniformis (Rott.) (Lepidoptera: Sesiidae)], which is the most important insect pest of poplars in Çankırı Kenbağ Forest Nursery. Attractant sex pheromone of P. tabaniformis, [(3 E, 13 Z)-3, 13-octadecadien-1-ol)] and funnel type traps (F) was used in the study. Pheromone traps were set up as 4-8 traps/ha; 5 traps with 30 m distance from another in both nurseries. Traps were generally checked out by an interval of 3 days, and collected moths in traps were removed after censuses. It was determined that mass trapping by pheromone traps cannot be used in non-isolated poplar nurseries since the pheromone traps’ catch effectiveness in 2000 and 2001 were 63.9 % and 52.9 % respectively in the study of mass trapping as a control method. It was also determined that starting date of control may be estimated via flight period of poplar clearwing moth by pheromone traps (monitoring); moth may be controlled at the best suitable date to start of control; that is 4 weeks later (starting with late June) than the first moth flight (late May) as first application, and with 2 weeks intervals as second and third applications, and 25 % diflubenzuron (200 g/ha) could be used in control of P. tabaniformis because it was determined that its effect ratios in 2000 and 2001 were 93.9 % and 100 % respectively.

Keywords: Paranthrene tabaniformis, Poplar, Pheromone trap, Diflubenzuron, Mass-trapping

 


 

YANGIN POTANSİYELİNİN BELİRLENMESİNDE YANICI MADDE HARİTALARININ ÖNEMİ (s. 104-116)

 

Ömer KÜÇÜK1, Ertuğrul BİLGİLİ2, Bahar Dinç DURMAZ2

1G.Ü. Kastamonu Orman Fakültesi, Orm. Müh. Böl. 37200 Kastamonu okucuk@gazi.edu.tr

2KTÜ Orman Fakültesi, Orm. Müh. Böl. 61080 Trabzon, bilgili@ktu.edu.tr,  b.dinc@ktu.edu.tr

 

ÖZET

Yanıcı madde modelleri; Yangın amenajmanında, yangın davranışının tahmin edilmesinde, yangın tehlike oranının belirlenmesinde ve karar destek sistemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Yanıcı madde özelliklerine göre hazırlanan yanıcı madde haritaları ise, yangın potansiyelinin tahmin edilmesinde büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Yanıcı madde haritaları lokal yanıcı madde durumunu yansıtır. Bunlar, yanıcı maddenin tipi, tepe ve örtüdeki yanıcı madde miktarı, toplam yanıcı madde miktarı, tüketilebilir yanıcı madde miktarı, yanıcı madde sürekliliği, gövde sayısı ve yanıcı madde tipinin arazideki dağılımıdır. Bu veriler, yangın potansiyelinin, yangın zararının ve maliyetlerinin belirlenmesinde önemli roller oynar. Bu çalışmada, yanıcı madde özelliklerine bağlı olarak hazırlanan yanıcı madde haritalarının yangın potansiyelinin belirlenmesindeki önemi üzerinde durulmaya çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Yanıcı madde tipleri, Yanıcı madde haritaları, Yangın potansiyeli, Orman yangınları

 

IMPORTANCE OF FUEL MAPS ON DETERMINATION OF FIRE POTENTIAL

 

ABSTRACT

Fuel models have been used widely in fire management, fire behavior predicting, determining of fire danger rating and decision support system. Fuel maps, prepared based on fuel characteristics, have helped prediction of fire potential. Fuel maps have included local fuel condition, such as, fuel type, crown fuel loading, surface fuel loading, total fuel loading, available fuel loading, fuel continuity, number of stems and distribution of fuel types on land. The data have important roles for determination of fire potential, fire damages and costs. In this paper, importance of fuel maps have been explained based on determination of fire potential

Keywords: Fuel types, Fuel maps, Fire potential, Forest fires

 


 

TURİZM MERKEZLERİ CİVARINDAKİ ORMANLARIN AMENAJMAN SORUNLARI VE PLANLAMA İLKELERİ (FETHİYE YÖRESİ ÖRNEĞİ) (s. 117-131)

 

Ünal ASAN1, İbrahim ÖZDEMİR2

 1 İÜ Orman Fakültesi Orm. Müh. Böl, İstanbul, asanunal@istanbul.edu.tr

2 SDÜ Orman Fakültesi, Orm. Müh. Böl., 32260, Isparta, ibrahim@sdu.edu.tr

 

ÖZET

Bu makalede, Fethiye yöresinde, yazın yoğun ziyaretçi akınına uğrayan tarihi ve turistik yerlerin ön görünüm alanında bulunan ormanların amenajman sorunları ele alınmıştır. Bu yörede bugüne kadar yapılan amenajman planlarının ve bunlara dayanılarak gerçekleştirilen uygulamaların, bunların yanı sıra geniş alanlarda yapılan ağaçlandırmaların, bu ormanlar üzerindeki bazı olumsuz etkileri değerlendirilmiştir. Klasik planlarda genellikle Muhafaza Ormanı İşletme Sınıfı olarak ayrılan ve silvikültürel açıdan hiçbir müdahale öngörülmeyen bu ormanları, kendi haline terk etmenin doğuracağı tehlikelere işaret edilerek, orman ekosisteminin sürdürülebilirliğinin sağlanması için, gençleştirme çalışmalarının yapılmasının gerekliliği vurgulanmıştır. Fonksiyonel Planlamanın bu bağlamdaki önemine değinilerek, bu alanların Peyzaj Koruma İşletme Sınıfı biçiminde ayrılmasının sağlayacağı yararların ve bu işletme sınıflarında sürekliliğin sağlanmasında, Yaş Sınıfları Metodunun Küçük Maktalı Varyantının uygun bir seçenek olabileceğinin altı çizilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Estetik Değer, Küçük Maktalı Yaş Sınıfları Metodu

 

PLANNING PRINCIPLES AND MANAGEMENT PROBLEMS OF FORESTS SURROUNDING TOURISM CENTERS

 

ABSTRACT

In this paper, it was discussed the management problems of forests located in the historical areas and touristics places of Fethiye city that visited intensively in summer by tourists.  The negative effects of both the applications based on the traditional management plans and plantations on these forests were evaluated. Pointing out the risks resulting from the lack of silvicultural treatments in the traditional plans, the importance of necessity of regeneration activities was emphasized for sustainable forestry. Emphasizing the advantage of multiple-use planning system, it was stated the usefulness of separation of these areas as the Aesthetic Conservation management unit. It is underlined that the age classes method based on the small regeneration area could be a convenient alternative for this management unit.

Keywords: Aesthetic Value, Age Classes Method Based on the Small Regeneration Area

  


 

GÖRÜNTÜ ANALİZİ YÖNTEMİ İLE MİLİMETRE KAREDEKİ TRAHEİD SAYISININ BELİRLENMESİ (s. 132-142)

 

Bilgin GÜLLER

SDÜ Orman Fakültesi, Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü, 32260 Isparta

 

ÖZET

Bu çalışmada, birim alandaki traheid sayısı ölçümlerinin daha hızlı ve kolay bir şekilde yapılabilmesi için gelişen teknolojik olanaklardan da  yararlanarak, kullanılan klasik yöntemlere alternatif olabilecek pratik bir yöntem önerilmiştir. Yöntemde, mikroskop ve mikroskoptaki görüntüyü bilgisayara aktaran  kamera dan oluşan bir sistem gereklidir. Bu yöntemin literatürde var olan diğer yöntemlerden farkı görüntünün değerlendirilmesi aşamasında kullanılan programdır. Bilinen sistemlerde ölçüm için kullanılan  programlar oldukça pahalı programlardır. Image J ise oldukça basit olan ve ücretsiz olarak temin edilen bir programdır. Bu programda belli bir alandaki partikül sayısı otomatik olarak ölçülebilmektedir. Traheidler şekil olarak basitleştirilir ve  partiküller haline getirilirse bu program kullanılarak belli bir alandaki traheid sayısının otomatik olarak belirlenebileceği düşünülmüştür. Bu düşünceden hareketle pratik bir yöntem geliştirilmiş ve bu yöntemin ispatı için kızılçam enine kesit preparatları kullanılmıştır. Sonuç olarak bu yöntem, gereken şartlar sağlandığında  milimetrekaredeki traheid sayısının belirlenmesinde rahatlıkla kullanılabilir.

Anahtar Kelimeler: Görüntü analizi, Traheid sayısı, Odun anatomisi

 

DETERMINATON OF THE NUMBER OF TRACHEIDS IN PER SQUARE MILLIMETRE USING IMAGE ANALYSIS METHOD

 

ABSTRACT

In this study, by using advantage of technological developments, a quick and easy image analysis method was developed for determination of the number of tracheids in per square millimeter. The main principle of this analysis method is that the images of microscopic slides are captured through a camera attached to a microscope and the images are processed and analyzed with a software program. Differences between well-known image analysis systems and this advised method is the software program. Image J, which used in this study, is a basic and public domain program. Microscopic slides that were taken from wood of Pinus brutia were used to prove the usefulness of this method. As a result, if the required conditions fulfilled this method can be used for determining the number of tracheids in per square millimeter.

Keywords: Image analysis, Numbers of tracheid, Wood anatomy

 


 

 

ANADOLU KARAÇAMINDA [Pinus nigra Arnd. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] IMERSOL AQUA® ABSORPSİYONUNUN AĞACIN YÖNLERİNE GÖRE DEĞİŞİMİ (s. 143-152)

 

Ahmet Ali VAR1, Önder AKYUREKLI2, Samim YAŞAR1

1 SDÜ, Orman Fakültesi, Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü, 32260, Isparta, ahmetalivar@orman.sdu.edu.tr

2 SDÜ, Sütçüler Meslek Yüksek Okulu, Mobilya ve Dekorasyon Bölümü, Isparta

 

ÖZET

Bu çalışmada, Anadolu karaçamı [Pinus nigra Arnd. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] odununda Imersol Aqua® absorpsiyonunun ağacın doğu, batı, güney ve kuzey yönlerine göre değişimi araştırılmıştır. Bu amaçla; deneme ağacı dikili halde iken gövde kabuğu üzerinde kuzey yönü belirlenerek kesilmiştir. Diğer yönler, bu yön baz alınarak tomruğun enine kesiti üzerinde işaretlenmiştir. Her bir yön için, tomruğun diri odun kısmından 2 x 5 x 10 cm boyutlarında örnekler hazırlanmıştır. Bu örnekler, sıvı Immersol Aqua® içerisine 10 dakika daldırılarak emprenye edilmiştir. Deneyden elde edilen bulgular, SPSS istatistik programı yardımıyla analiz edilmiştir. Sonuçta; Imersol aqua® absorpsiyonu karaçam diri odununda ağacın doğusundan batısına ve güneyinden kuzeyine doğru azalmıştır. Ağacın yönleri, çözelti absorpsiyonunu önemli düzeyde etkilemiştir. Yönler arasında önemli farklar ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kelimeler: Karaçam, Imersol aqua®, Absorpsiyon, Ağaç yönü

 

VARIATION ACCORDING TO TREE ASPECTS OF ABSORPTION OF IMERSOL AQUA® IN ANATOLIAN BLACK PINE [Pinus nigra Arnd. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] WOOD

 

ABSTRACT

The target of this study is to investigate the variation in absorption of Imersol Aqua® in Anatolian black pine [Pinus nigra Arnd. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] wood depending on the tree aspects (east, west, south, north). The north direction was determined on the stem bark of black pine while the tree is standing before cutting.  The other aspects were marked a mark on the cross- section of experimental log basing on the north. For each aspect, the sample specimens prepared from the sapwood of black pine in the dimension of 2 x 5 x 10 cm were taken and soaked in Immersol Aqua® for ten minutes. The results of absorption obtained from experiments were analyzed using SPSS statistical analysis program. In conclusion, the absorption of Immersol Aqua® decreased from east to west and from south to north on the black pine wood. The aspects affected on the absorption in the wood. The absorption found to be significantly different amongs aspects.

Keywords: Black pine, Immersol Aqua®, Absorption, Tree aspect

  


 

 

MONTAJA HAZIR MOBILYA BİRLEŞTİRMELERİNİN ROTASYONAL SÜNME ÖZELLİKLERİ ve MODELLENMESİ (s. 153-162)

 

Ergün GÜNTEKİN

SDÜ Orman Fakültesi, Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü, 32260, Isparta, eguntekin@orman.sdu.edu.tr

 

ÖZET

Bu çalışmada orta yoğunlukta liflevha (MDF) ve yongalevha (YL) ile mekanik bağlantı elemanları kullanılarak oluşturulmuş montaja hazır mobilya birleştirmelerinin uzun süreli yüklemeler altındaki rotasyonal sünme özellikleri araştırılmıştır. Kavelalı birleştirmeler de çalışmada test edilmiştir. Deney örnekleri üç farklı seviyede 10 000 dakikaya kadar yüklemelere maruz bırakılmıştır. Sonuçlar bütün birleştirmelerin uzun süreli yüklemelerde rotasyonlarını ikiye katladığını yani elastikiyetlerini yitirdiklerini göstermiştir. Çalışmada testedilen birleştirmelerin rotasyonel sünme özellikleri dört elemanlı analog ile modellenebilir.

Anahtar kelimeler: Montaja hazır mobilya, Birleştirme elemanı, Sünme

 

ROTATIONAL CREEP PROPERTIES AND MODELING OF READY-TO-ASSEMBLE (RTA) FURNITURE JOINTS

 

ABSTRACT

In this study, rotational creep properties of RTA (Ready To Assemble) furniture joints that were constructed with medium-density-fiberboard (MDF) and particleboard (PB) using mechanical fasteners were evaluated. Wooden dowels were also included in the study. Joint specimens were subjected to three level of loadings for up to 10 000 minutes. Results indicated that long-term rotations were doubled indicating major stiffness reduction of the joints tested. Rotational creep of the joints can be modeled using four elements analog.

Keywords: RTA, Furniture, Fasteners, Creep

 

 

| Ana Sayfa |